
Açılmayan Bavul
Yıllardır taşıdığınız bavul gerçekten sizin mi?
Ana sayfa › Kitaplarım › Taşlar ve Göller

Kitaplarım · Resimli çocuk kitabı
İki Kıyı Arasındaki Rüzgâr
Göğsünün altında kimsenin görmediği bir taş taşıyan çocuklar için.
Leyra, Demir Kayalıklar'da doğmuş küçük bir kuş. Bir gece kayalığın duvarına kırmızı boyayla iki kelime yazılır ve sürü yola çıkmak zorunda kalır. Dedesi ona yassı, siyah bir taş verir: yuvanın hafızası. Taşlar ve Göller, yeni bir yerde kendine yer açmaya çalışan bir çocuğun hikâyesini suluboya resimlerle anlatıyor.

Uçmak kolaydır. Kanadı olan her şey rüzgârda uçar. Zor olan, nereye konacağını bilmektir.Demir Kayalıklar ve Suyun Hafızası, Dede
Adım Leyra. Zor değil. Sadece yeni.
Kıyılar birbirine dokunamaz. Ama rüzgâr ikisine de dokunur.
Her kelime senin değildir. Bazıları sadece uğrar.
Leyra'nın dünyası, Demir Kayalıklar'ın göle değdiği o ince çizgiden ibarettir. Sabahları arkadaşı Bulut'la yarışır; en sevdiği anlarda, gölün kıyısında siyah taşının başında oturan Dede'nin yanına konar. Dede ona adının anlamını söyler: eski dilde "iki kıyı arasındaki rüzgâr".
Bir gece Nöbetçi Sürü gelir, bir liste okunur ve kayalığın duvarına kırmızı harflerle TEHLİKELİ SÜRÜ yazılır. Ertesi sabah Bulut, Leyra'yla birlikte uçmak istemez. Sürü yola çıkar. Dede kalır; yıllardır üzerinde oturduğu taşı Leyra'nın göğsüne bastırır.
Yol önce Gri Göl'e çıkar: isim yerine numaraların okunduğu, takvimin üstünde tek bir kelimenin yazdığı bir bekleme yeri: ŞİMDİLİK. Sonra her şeyin cetvelle çizilmiş gibi düzgün olduğu Gümüş Göl gelir. Okulun ilk gününde öğretmen Leyra'nın adını okuyamaz ve ona kısaca "Ley" demeyi önerir. Leyra'nın göğsündeki taş ısınır.
Kitap göçü, ayrılığı ve dışlanmayı bir çocuğun gözünden, yumuşak ve sade bir dille anlatıyor. Kimseyi kötü ilan etmiyor; bir çocuğun yeni bir yerde hem uyum sağlayıp hem de kendisi kalabilmesinin yolunu arıyor.



Demir Kayalıklar'dan Gri Göl'e, oradan Gümüş Göl'e uzanan bir hikâye. Her bölüm kısa; bir çocukla birlikte bir oturuşta okunabiliyor.
Hikâye boyunca Leyra'nın yolculuğuna suluboya resimler eşlik ediyor: kayalıktaki yuva, Dede'nin taşı, okuldaki sınıf, Sessiz Kanat Odası.
Kitabın başında, hikâyeyi bir çocukla birlikte okuyan yetişkinlere sade bir öneri var: çocuğun taşını açıklamak ya da ona isim vermek zorunda değilsiniz.
Kitabın Hollandaca baskısı Stenen en Meren adıyla yayında. Evde Türkçe, okulda Hollandaca konuşan çocuklar hikâyeyi iki dilde de okuyabilir.
Dr. Hüseyin Doğan, psikolog (doktoralı). Psikolojik danışmanlık alanındaki doktorasını Gazi Üniversitesi'nde tamamladı, Fulbright bursuyla University of Central Florida'da doktora sonrası araştırmacı ve öğretim üyesi olarak çalıştı. 19 yılı aşkın klinik deneyimi var. Bugün ViaNova Praktijk'te Hollanda ve Avrupa'da yaşayan Türkçe konuşan yetişkinlerle online çalışıyor.
Yazarın notunda anlattığı gibi, bu hikâyeyi önce tek bir çocuk için yazdı. Sonra başka çocukların da göğüslerinin altında sessiz bir taş taşıdığını fark etti.
Dr. Hüseyin Doğan hakkında → · Online görüşme için randevu →
Hikâyenin dili çocuklar için sade tutuldu; yaklaşık 9-13 yaş arası okurlar için yazıldı. Metaforları sayesinde yetişkinler de aynı sahnelerde kendi yolculuklarını okuyabiliyor.
Evet. Hollandaca baskı Stenen en Meren: De wind tussen de twee kusten adıyla Google Play Books'ta yayında. Türkçe baskı 75, Hollandaca baskı 74 sayfa.
Yazarın notundaki öneri şu: Çocuğun taşını açıklamak ya da ona isim vermek zorunda değilsiniz. Belki sadece "Leyra'nın taşı sence nasıl bir taştı? Seninki ona benziyor mu, yoksa bambaşka mı?" diye sorabilirsiniz.
Hayır. Kitap, çocukla birlikte duygular üzerine konuşmayı kolaylaştıran bir hikâye; bireysel değerlendirme ve tedavinin yerini tutmaz. Çocuğunuz yeni ortamda uzun süre zorlanıyorsa bir uzmanla konuşmak iyi bir adımdır.
Diğer kitaplarım

Yıllardır taşıdığınız bavul gerçekten sizin mi?

Çocukluğunuz için "Kötü bir şey olmadı" mı diyorsunuz?